feat0

Akşam ezanını erken okuyan Rizelinin komik tepkisi

Akşam ezanını 8 dakika erken okumaya başlayan görevliyi camiye giren köylü durdurdu. Cami görevlisi ile köy sakinleri arasındaki ilginç diyalog mikrofon açık unutulunca hoparlöre yansıdı....

feat2

Ramazan'ın unutulmazları: Memati orucunu bozuyor

Ramazan ayının unutulmazlarından olarak hafızalara kazanan bir sahne de Kurtlar Vadisi'nden.....

feat3

Devlet Bahçeli TOP-10 Listesi

Devlet Bahçeli'nin paylaşım sitelerinde en çok izlenen videoları....

feat4

Milletvekillerinin`Bize Adam Diyemezsiniz isyanı

Milletvekillerinin`Bize Adam Diyemezsiniz isyanı.güldürüyor.

feat5

Kemal Sunal dan muhtesem tahmin

Kemal Sunal`dan Yıllar Önce Beşiktaş Bursaspor Tahmini...

feat2

Recep İvedik 4 Fragman

Recep İvedik'in Maldivler'deki maceralarını anlatan serinin dördüncü filmi 21 Şubat'ta vizyona girecek.

feat2

Ağzıyla Klarnet Çalan Adam

Eskişehir'den Çorum'a gelen Ünal Sarıkaya, özel yetenekleri ile ilgi odağı oldu...

Hilal Cebeci'den Kasten Panpiş Frikikler +18






YORUM:
Kameralari ayarlayarak yapilan Albüm tanitimi.Ses olmayinca vücuduyla reklam yapiyor.Ne diyelim sadece erkeklere göz banyosu yaptirirsin.Albümün nasil olacagi simdiden belli.Hababam Sinifi memeliler sahnesini ayriyetten bir daha sunuyoruz.

Sanal Alemin Yeni Tık Rekortmeni `Minnoş'




İŞTE SANAL ALEMİN YENİ REKORTMENİ
Sosyal paylaşım sitelerinde özellikle gençler araında paylaşılan bu görüntüler adete tık rekoru kırdı.. İşte size, elden ele dolaşan ve espri kaynağı olan o görüntüler..!!

Uy Ha Bu Alttan Televizyonu Açmayı Unuttum



Karadenizli spiker canlı yayında fena yakalandı
Trabzon'da yayın yapan yerel televizyon kanalının spikeri yayında olduğunu unutunca olanlar oldu.


Trabzon'da yayın yapan yerel televizyon kanalının spikeri yayında olduğunu unutunca olanlar oldu.

Haberleri sunmak için hazırlanan spiker o sırada karşısındaki yayın televizyonunu açmayı unutunca "Uy ha bu alttan televizyonu açmayı unuttum" diyerek televizyonu açtı. Ancak spiker bu sırada yayında olduğunu anlayamadı.


Hangi Belirti Hangi Hastalığın işareti


Hangi belirti hangi hastalığın işareti


Zaman zaman yorgunum ya da hafif bir rahatsızlık geçiriyorum diyerek geçiştirdiğiniz bu belirtiler, vücudunuz ile ilgili önemli sinyaler verip bazı hastalıkları işaret ediyor olabilir.
-----------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Tırnak altında veya çevredeki deride kızarıklık, şişlik ve ağrı belirtileri ile seyreden enfeksiyon, tırnak kalınlaştırır, alttaki tırnak yatağından ayrılır, kırılgan ve gözenekli hale gelir. Beraberinde çevredeki deri de etkilenir.

TIRNAK MANTARI: Bulaşıcılığı olan bir hastalıktır. Sıklıkla ayak tırnaklarında görülmesi çevreden ayağa daha kolay bulaşmasına bağlıdır. Dar veya iyi oturmayan ayakkabılarda mekanik basıya bağlı ayaklardaki kan dolaşımının bozulması ile dokulardaki beslenme bozukluğu, ve iyi hava almayan çoraplar veya ayakkabıların giyilmesi ile terlemenin artması ayak tırnak mantarının başlıca zemin hazırlayıcı nedenleridir.
------------------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Sağ kasıkta duyulan ağrılar şiddetli olmasa da, hastayı işinden alıkoyacak kadar sıkıntı verebilir. Ağrı genellikle aşırı güç harcama, ağır ya da bağırsaklara dokunabilecek bir yemek, rahatsız edici uzun bir yolculuk ya da inatçı kabızlık gibi durumlardan sonra görülür. Ağrıya bulantı, öğürme, bazen kusma, iştahsızlık, genel kırıklık ve kabızlık eşlik edebilir. Eğer iltihap yakın organlara da yayılmışsa ateş hafifçe yükselebilir.

KRONİK APANDİSİT: Kronik apandisit, apandisin uzun süren ve tedavi edilmeden iyileşme olasılığı bulunmayan iltihabıdır. Ama önceden kısaca değinildiği gibi kronik apandisit tanısı çoğu zaman yanlış konur ve bu tanı konan hastaların apandislerinin ameliyat sırasında tümüyle sağlıklı olduğu görülür
------------------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Mide yanması en çok şikâyet edilen rahatsızlıktır. Mide içeriğinin yukarı çıktığını hissetmek, göğüs bölgesinde yanma, ağza acı suyun gelmesi, kalp çarpıntısı, rahatsız edici mide şişkinliği, öksürme.

REFLÜ: Çeşitli sebeplerden dolayı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir. Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder. Yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir.
-------------------------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Genelde ağrı, şişlik, hareket sınırlanması, sakatlık, şekil bozukluğu, kalp sorunları, gözde oluşan bulgular, sinir sisteminde görülen değişiklikler gibi belirtiler vardır. Eklemde ise iltihapla beraber kızarıklık ve şişlik görülür. Sonuç olarak hareket kısıtlığı, eklem yapısının bozulması (kireçlenme) ortaya çıkar. Bu durum sıklıkla diz ve kalçada oluşur. Nemli ve sıcak hava hastayı rahatsız eder.
ROMATİZMA: Vücudumuzun hareketini sağlayan kas ve iskelet sistemimizde şişlik, ağrı, hareket sınırlamasına yol açan, iç organlarımızda çeşitli rahatsızlıklara neden olan hastalıklara romatizma denir. Romatizma tek bir hastalık değildir. 200'den fazla çeşidi vardır.
--------------------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır. Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar. Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir. Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur.
ZONA: Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur.
-------------------------------------------------------------------



HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Hastalar çoğunlukla sırt, bel ağrıları gibi şikâyetlerle doktora başvururlar. Hatta ilk kırık meydana gelinceye dek herhangi bir bulgu vermeyebilir. İlk omurga kırığından sonra yeni bir kırık olma olasılığı 5 kat artar.
KEMİK ERİMESİ: Düşük kemik yoğunluğuna bağlı olarak kemik direncinin azalması ve kırılma riskinin artması olarak tanımlanan kemik erimesi hastalığı (Osteoporoz) günümüzün en çok görülen kemik hastalıklarından biridir.
------------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Baş dönmesi, kulak çınlaması, ağız kenarında çatlaklar, tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması, dilde kızarma, çatlak ve kabarcık oluşumu, ağrılı yutma.
KANSIZLIK (ANEMİ): Anemi olarak da adlandırılan kansızlık hastalığı, uzun yıllardır dünyada ve ülkemizde en çok karşılaşılan kan hastalığı olma özelliğini korumaktadır. Ülkemizde karşılaşılan anemi vakalarının en büyük nedeni demir eksikliğidir.
---------------------------------------------------------------------------
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Kendini üzüntülü, değersiz, umutsuz, çaresiz, hissetme, içinde boşluk duygusu olması, karar verme güçlüğü, konsantrasyon zorluğu, bellek bozukluğu, Daha önce zevk alınan iş ve aktiviteleden zevk alamama, işte, okulda, aile ve arkadaş arasında sorunların ortaya çıkması, diğer insanlardan uzaklaşma ve yalnız kalma isteği, enerji azlığı, yorgunluk hissi ve çabuk sinirlenme, uyku bozukluğu, yeme bozukluğu, nedeni belli olmayan baş, boyun, sırt ağrısı gibi vücudun değişik yerlerinde sürekli ağrılar hissetme.



DEPRESYON: Kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü durumudur.
-------------------------------------------------------------------------------

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Ağızda tekrarlayan aftlar, cinsel organ çevresinde yaralar ve yara izleri, değişik deri lezyonları vardır, ayak bileği, diz, el bileği ve dirsek eklemleri etkilenir, gözler sendromun başlangıcından sonraki ilk 3 yıl içinde tutulur, bağırsak incelemesinde ülserler görülebilir.
BEHÇET HASTALIĞI: Behçet sendromu ya da Behçet hastalığı (BS), tekrarlayan oral (ağız) ve genital (cinsel organlar) ülserlerle, göz, deri, eklem, damar ve sinir sistemi tutulumuyla giden, nedeni bilinmeyen bir damar iltihabıdır. BS, 1937 yılında bir Türk doktoru olan Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır.
-----------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Deride pembe kızarıklıklar, ciltte 1 ile 10 cm arası döküntüler, kısa zamanda şişliğe dönen cilt kızarıklıkları.

KURDEŞEN: Kurdeşen hastalığı, tıptaki adıyla Ürtiker, ciltte aniden başlayan alerjik bir deri hastalığıdır.
-----------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: .Burun tıkanıklığı, genize doğru sarı yeşil bir akıntı, baş ağrısı, nadir olarak ateş görülür.
SİNÜZİT: Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı verilir.

-------------------------------------------------------------------------
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Hapşırma, burunda tıkanıklık ve tahriş olması, iştahsızlık, kırıklık, kuru öksürük, arkasından patlayan öksürükler, nefes alma zorluğu ve moraran dudaklar.
BOĞMACA: Boğmaca akut ve çok bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. En tipik özellikleri solunum yollarında nezle ve üst Üste gelen öksürük nöbetleridir.
------------------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Nefes darlığı, ölüm korkusu, çarpıntı, kalp nabzın hissedilmesi, aniden ortaya çıkan sıkıntı, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma, göğüste daralma, çıldırma korkusu, kontrolün kaybedileceği korkusu, karın bölgesinde gerginlik ya da bulantı, tehlikeli bir hastalığı olduğu hissine kapılma, ellerde, ayaklarda terleme, uyuşma, karıncalanma, üşüme ya da ateş basması
PANİK ATAK: Aniden ortaya çıkan yoğun korku, sıkıntı ve endişe nöbetidir. Bu nöbet şiddetli olarak genellikle 10-30 dakika arası sürer ve sonra yavaş yavaş şiddeti düşer.
-------------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Hastalık, kendini, yürümede zorluklar, dizde genel bir ağrı olarak göstermektedir. Ağrı ve şişlik, eklemin hareket açıklığında azalma, diz içinde sıvı birikmesi, dizde sıvı akışı hissi.
MENİSKÜS YIRTIĞI: Menisküs dokusu, ani dönme hareketleri başta olmak üzere, dizdeki travmalar sonucu yırtılabilmektedir. Bu tahribat daha çok sporcularda görüldüğü için menisküs yırtığı bir sporcu hastalığı olarak görülmektedir. Ancak menisküs rahatsızlıkları sadece sporcularda değil, dizini herhangi bir şekilde zorlamış hemen hemen herkeste görülebilir.
----------------------------------------------------------------------


HASTALIĞIN BELİRTİLERİ: Fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyen, sebebi açıklanamayan aşırı bir yorgunluk, zayıflama yada diyet gibi herhangi bir aktivite söz konusu olmadan iki aydan kısa bir sürede 7-10 kilo kaybı, birkaç haftanın sonunda ateşin açıklanamayacak bir şekilde 39 derecenin üstüne çıkması, uyku sırasında kişinin üstünü sırılsıklam edecek derecede terleme, sebebi bilinmeyen bir şekilde vücuttaki salgı bezlerinin kabarması, dilin üzerinde ve ağız içinde beyaz noktalar yada lekelerin oluşması, ısrarla devam eden ishal, herhangi bir solunum enfeksiyonuyla meydana gelen ve çok uzun süren kuru öksürük, özellikle öksürükle birlikte oluşan nefes darlığı, deri üstünde ya da altında oluşan kat kat, yada yükselen bir şekilde leke ve şişliklerin meydana gelmesi. Başlangıçta çürükmüş gibi algılanabilir fakat bunlar zamanla kaybolmazlar ve genellikle etraflarındaki derilerden çok daha serttirler.
AIDS: HIV nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalık.

Sen Beni Feysinden Çıkaramassın





Sen Beni Feysinden Cikaramazsin 2010 Facebook (feysbuk) şarkısı sözleri ;
Dün gece facebookâu (feysbuku) açık unuttum,
65 maili tek tek okudum,
Dün gece facebookâu (feysbuku) açık unuttum,
58 bildirimi tek tek okudum.
Söyle neden birinde bile sen yoktun,
Beni face listenden çıkaramazsın,
BeğŸendilerimi yok sayamazsın

Kimbilir kimler var şimdi listende,
Çevrimdışı oldun çoktan belkide,
Şunu bil onlineâsin seven kalbimde
Sen beni faceâinden (feysinden) çıkaramazsın
Listendeydim beni yok sayamazsın

Dün gece facebookâta seni bekledim,
Gelmedin kendimi FarmWille verdim,
Aramızda kalsın az küfür yemedim,
Beni face (feys) listenden çıkaramazsın
Bana böyle ignore davranamazsın,

Dün gece facebookâta seni bekledim,
Gelmedim kendimi FarmWille verdim,
Dün gece facebookta seni bekledim,
Gelmedin kendimi vidyoya verdim

Aramızda kalsın az küfür yemedim,
Beni face listenden çıkaramazsın,
Bana böyle ignore davranamazsın,

Kimbilir kimler var şimdi listende,
Çevrimdışı oldun çoktan belkide,
Şunu bil online sın heran kalbimde,
Sen beni Faceinden (feysinden) çıkaramazsın
Listendeydim beni yok sayamazsın

Resimleri bile tek tek beğendim,
Belli ki gözünde bamyoda leğenldim,
Arasıra olsada seni dürterdim
Beni Face listenden çıkaramazsın
Etiketlerimi yok sayamazsın.

Beyoğlu'ndaki Yasaklar Gırgır'da


Beyoğlu'ndaki yasaklar Gırgır'a kapak oldu
Son günlerde Beyoğlu'nda yaşanan gelişmeler Gırgır'ın kapağında yerini aldı


Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, son dönem icraatlarıyla mizah dergisi Gırgır'a kapak oldu...

Saçını Tararsa Ölecek


Saçını tararsa hayatı duracak
İngiltere'de yaşayan 13 yaşındaki Megan Swart saçını taraması halinde hayati önem taşıyan organların çalışması duracak.

13 yaşındaki genç kızın, statik elektrikle teması beyninin durmasına sebep oluyor. Genç kızın durumu 2008'de bir sabah okul hazırlığı yaptığı esnada fark edildi.

Kızının saçını fırçalarken bir anda yere düştüğünü ve dudaklarının morardığını belirten anne, kızının fenalık geçirdiğini düşündü. Hemen sağlık görevlisi çağırdıklarını ve çok korktuğunu söyledi.

Doktorlar, nadir rastlanan bu hastalığın teşhisini koyarak, statik elektriğin arttığı durumların organların durmasına sebep olduğunu belirtti.

41 yaşındaki anne, kızlarının saçlarını taramaları gerektiğinde onun yere uzanmasını sağlıyor, saçlarını suyla ıslatıyor ve statik elektrik oluşumunu önlediklerini anlattı. Arkadaşları gibi parıltılı kıyafetler giyemediğini de ekledi.

Sorunun doğumdan kaynaklanan bir sorun olduğundan şüpheleniliyor. Anne doğumdan 3 ay önce preeklampsi denen (gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren rahatsızlık) bir sıkıntı yaşamıştı ve kızı doğduğunda sadece 1 kilo 50 gramdı, hatta babasının avcunun içine sığabiliyordu.


YORUM:
Yesilcamdaki bazi sahnelere gülüyorduk.Buda nedir diyoruz simdi.Yukaridaki videoda Evlenirse Ölecek Hastalığı bakabilirsiniz.

Wikipedia'da Yazılanlar Doğru mu?


Wikipedia'da yazılanlar ne kadar doğru?
Günümüzde en çok başvurulan kaynaklardan biri olan internet sitesi pek çok hatalı bilgiyle dolu.

İnternet ansiklopedisi Wikipedia, en çok ziyaret edilen sitelerinden ama hatalı bilgilerle dolu. Siz siz olun sağlam bir bilgiye ihtiyacınız olduğunda internetin özgür ansiklopedisine değil, kütüphanenizde duran, sağlam bilgilerle dolu kitaplara başvurun.

2001 yılında hayata geçen özgür ansiklopedi Wikipedia, başta öğrenciler, gazeteciler ve araştırmacılar olmak üzere en çok ziyaret edilen sitelerin başında yer alıyor. 2003'ten bu yana Türkçe olarak da faaliyet gösteren Vikipedi'deki kimi hatalar ise ''Bu kadar da olmaz'' dedirten cinsten. Vikipedi'yi takip edenler nelere şahit olmadı ki? Özgür ansiklopedi David Beckham'ı 18. yüzyılda yaşamış bir Çinli kaleci; NBA'in yıldız oyuncusu LeBron James'i Kırşehir Kaman doğumlu, Wayne Rooney'i Galatasaray'ın kaptanı yaptı.

Bu hatalara internet vandallarının yaptığı kasıtlı hatalar da eklenince akıllara şu soru geliyor: ''Wikipedia mı wikipalavra mı?''

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki wikipedia'da iki tür yanlış var. Birincisi internet vandallarının kasıtlı yaptığı yanlışlar. Diğeri ise cehaletten ya da yeteri kadar araştırma yapılmadan girilen yanlışlar. İşte hâlâ özgür ansiklopedi Vikipedi'de doğru gibi sunulan yanlışlardan birkaç örnek...

Acun Ilıcalı: Yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği programlarla adından söz ettiren Acun Ilıcalı hakkında Vikipedi'de 'Türk milyoneri, yapımcı, sunucu' ifadesi dikkat çekiyordu. Kısa süre içinde Türk milyoneri ifadesi kaldırıldı.

Adnan Polat: Galatasaray eski Başkanı Adnan Polat Vikipedi'ye göre 22 Mart 2008'deki Galatasaray Başkanlık seçimini tarihi bir oy ile kazanarak Galatasaray Spor Kulübü'nün 33. başkanı oldu. Ancak Adnan Polat, 22 Mart 2008'deki başkanlık seçimindde Nazım Durak ile yarışmış; Polat 2 bin 148 oy, Durak ise sadece 230 oy alabilmişti. Aradaki oy farkı Vikipedi'nin yazdığı gibi bir değil, 1918 oydu.

Betül Mardin: Türkiye'deki halkla ilişkiler sektörünün duayeni kabul edilen Betül Mardin vikipedi'ye göre 1927 doğumlu. Oysa özgür ansiklopedinin İngilizce versiyonunda doğru doğum tarihi yazılmış: 1926.

Cem Karaca: Anadolu Rock müziğinin efsanevi ismi Cem Karaca vikipedi'ye göre Hatay'da dünyaya geldi. Oysa ünlü sanatçının resmi internet sitesinde doğum yeri İstanbul gözüküyor.

Emine Erdoğan: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan vikipedi'ye göre Siirt doğumlu. Oysa 'Emine Erdoğan-İktidara Taşıyan Kadın' adlı kitapta ve hakkında yazılan diğer biyografilerde de belirtildiği gibi Emine Hanım aslen Siirtli ancak İstanbul Fatih doğumlu.

Fatih Terim: Vikipedi'ye göre Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kariyeri boyunca 327 maçta 157 gol attı! Futbolculuğunda libero mevkiinde oynayan Türk futbolunun imparatoru yine vikipedi'ye göre Galatasaray'da forma giydiği 12 yılda 129 gol kaydetti. Vikipedi'ye göre Fatih Terim 100'ler kulübüne girmiş bile. Ancak aynı wikipedia'nın İngilizce versiyonunda Terim'in kariyeri boyunca 342 maça çıktığı ve bu maçlarda toplam 19 gol attığı belirtiliyor. Fatih Terim maddesinde ayrıca Terim'in hem annesinin hem de babasının Kıbrıs kökenli olduğu yazılı. Oysa Terim verdiği bir röportajda sadece babası Talat Terim'in Kıbrıs kökenli olduğunu söylemişti.

Habertürk Gazetesi: Vikipedi'nin Gazete Habertürk maddesinde 'Görsel Yönetmen' olarak spor muhabiri Senad Ok'un ismi yazıyor. Oysa Gazete Habertürk'ün görsel yönetmeni gazetenin künyesinde de belirtildiği gibi Sanlı Ergin.

Hrant Dink: 19 Ocak 2007'de öldürülen gazeteci Hrant Dink'in vikipedi'ye göre sadece 2 çocuk sahibi: Arat ve Delal. Oysa Hrant Dink'in Sera isminde üçüncü bir çocuğu daha var.

İlhan Selçuk: Cumhuriyet Gazetesi eski baş yazarı İlhan Selçuk 21 Haziran 2010'da öldü. Ancak Vikipedi'nin Cumhuriyet Gazetesi maddesindeki yazarlar bölümünde ilk başta hâlâ İlhan Selçuk'un adı yazıyor.

Murat Bardakçı: Habertürk Gazetesi Yayın Danışmanı Murat Bardakçı'nın Vikipedi'deki başlığında ise birçok yanlış bulunuyor. İşte vikipedi'de yazan ama doğru olmayan cümleler: ''Annesi saray kökenli Candan Hanım'ın kızı Gonca Bardakçı'dır.'' ''Tarihin Arka Odası isimli programda yaptığı açıklamaya göre yarı Çerkes, yarı Kırım Tatarı kökenlidir.'' ''Bir müddet Bülent Ersoy ve Zeki Müren gibi musiki sanatçılarına tanbur dersi verdi ve çeşitli besteler yazdı.'' ''(...)Ancak kitapta yer alan bazı ifadelerden ötürü söz konusu kitap,("Talat Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi) 2010 yılında Diyarbakır ceza mahkemesinin aldığı karar ile toplatılmıştır.

Açılan itiraz davasında kitabın 3 kısmının çıkarılmasına karar verilmiştir.'' ''17 Ağustos 1997'de Hürriyet Gazetesi'nde başladığı köşe yazarlığını 31 Aralık 2006'ya dek sürdürmüş, yine bu gazetede çalışırken 6 Kasım 2002-31 Aralık 2006 arasında haftalık Hürriyet Tarih dergisinin genel yayın yönetmenliği görevinde bulunmuştur.'' Ayrıca Vikipedi'de Bardakçı'nın yazdığı gibi gösterilen ama yazmadığı kitaplar da yer alıyor. İşte o kitaplar: ''Son Osmanlı: Yandım Ali, Padişahların Harem Hayatı, Osmanlı'nın İçki Kültürü, Masonluk, Sebatiyzm ve Tapınak Şovalyeleri, Tarihte Cinsel Devrim, Magazinin Tarihi Süreci''

Prof. Dr. Halil İnalcık: Dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr.Halil İnalcık'ın doğum tarihi vikipedi'de 29 mayıs 1916 olarak yazıyor. Ancak Prof. İnalcık'ın resmi internet sitesinde doğum tarihi 7 Eylül 1916.

Prof. Dr. İlber Ortaylı: Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı ve ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Vikipedi'de yazılanlara göre '21 Mayıs 1947'de Avusturya-Bregenz'deki bir sürgün kampında Stalin'in uygulamalarından kaçan bir Kırım Tatarı ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.' Bu cümleyi Ortaylı'ya okuduğumuzda tepkisi sert oldu: ''Ne esir kampı? Nereden uyduruyorlar? Bregenz'de bir hastanede doğdum ben. Ailemin de bir şeyden kaçtığı yoktu.''

Yaşar Kemal: Vikipedi'ye göre ünlü yazar Yaşar Kemal'in gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli. Yaşar Kemal'in resmi internet sitesinde ise soyadı Göğceli olarak belirtilmiş.
17 Ağustos depremi: 17 Ağustos 1999'da meydana gelen Marmara Depremi'nin büyüklüğü Kandilli Rasathanesi kayıtlarına göre 7.4 olarak belirlendi. Ancak Vikipedi'de 17 Ağustos depreminin büyüklüğü 7.5 olarak geçiyor.

Türkiye'de 132 Wikipedia editörü var
3 yıldır wikipedia kullanıcısı olan ve son bir yıldır Vikipedi editörlüğü yapan Nazif İlbek, Wikipedia'nın güvenilir bir site olduğunu söyledi: ''Dünya genelinde 20 bin yakın Wikipedia editörü var. Türkiye'de ise 132. Hepimiz gönüllü olarak çalışıyoruz. İnternete sahip olan herkes Wikipedia'daki değiştir butonuna basarak bilgileri değiştirebilir. Bu durumda Wikipedia, internet vandallarının da saldırılarına açık hale geliyordu. Ancak şubat ayından itibaren sürüm kontrolü adını verdiğimiz bir sisteme geçildi.

Herhengi bir internet kullanıcısı bir bilgiyi değiştirmek istediğinde o bilgi hemen yayınlanmıyor, editörlerin onayına sunuluyor. Editörler bu değişiklikleri onaylarsa doğru bilgiler Wikipedia'da yayınlanmmış oluyor. Bu da Wikipedia'da yanlış bilgilerin yer alma riskini azaltıyor.''


Buda Yardımsever Dilenci


Dilenciden şaşırtan savunma
"Yakalanmasaydım topladığım parayla Somali'ye yardım edecektim"


Gaziantep'te zabıta ekiplerinin operasonunda yakalanan bir kadın dilenci, "Yakalanmasaydım topladığım parayla Somali'ye yardım edecektim" deyince herkesi şaşırttı.
DİLENCİLERE KARŞI OPERASYON

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Ramazan ayının manevi atmosferinden yararlanarak kendilerine rant sağlamaya çalışan kişilere yönelik çalışma başlattı. Zabıta ekipleri, halkın yoğun olduğu işlek cadde ve sokaklarda kendilerini mağdur süsü vererek para toplayan dilencilere yönelik operasyon düzenledi.
DİLENDİĞİ PARALARI SOMALİ'YE GÖNDERECEKMİŞ!

Cuma namazı öncesi gerçekleştirilen operasyonda zabıta ekipleri cami ve çevrelerinde yakaladıkları dilencileri toplayarak minibüslerle Dilenci Toplama Merkezi'ne götürdü. Yakalanan dilenciler arasında bulunan 7 çocuk annesi, 51 yaşındaki Gülseren Öter söyledikleriyle zabıta ekiplerini bile şaşırttı. Toplayacağı paranın bir kısmını Somali'ye göndermek istediğini belirten Öter, "Elimde olsa Somali'deki fakirlere, çocuklara para gönderirdim. Eğer çok para toplasaydım ben de Somali'ye yardım yapardım. 20 TL kazansaydım, 10 TL'sini onlara gönderecektim. Allah onların yardımcısı olsun. Yine biz burada ekmek, aş bulup yiyoruz. Onlar bunu da bulamıyor" dedi.

Genellikle il dışından geldikleri belirlenen dilencilerin üzerinden bir miktar kağıt, çok miktarda da bozuk para çıktı. Dilencilerin topladıkları paralara el konuldu.

Kurtlar Vadisi Yine Gerçek Olursa






Iste Kurtlar Vadisindeki Sahneler;


PKK’lıların cesetleri yerlerde sürüklendi
Mehmetçik girdiği çatışmada etkisiz hale getirdiği 2 PKK’lının cesetlerini yerlerde sürükledi.


Türk askerleri tarafından öldürülen Pkk'lıların cesetlerinin yerlerde sürüklenip tekmelendiği video paylaşım sitelerine düştü.

PKK'LILAR YERLERDE SÜRÜKLENDİ
Mehmetçiğin 'ya karşı sürdürmüş olduğu amansız mücadele neticesinde etkisiz hale getirilen 2 Pkk 'lının cesedi askerler ve komutanlar tarafından küfür ve tekmelerle karşılandı.

Paylaşım sitelerine düştüğü andan itibaren en çok izlenenler arasına giren bu video bu siteleri tarafından 'dağdan davulla zurnayla karşılanmaz böyle indirilir' başlığıyla veriliyor.

Buda Gercek Sahneler;


Flash TV'de PKK`ya Gol Yağmuru



Yok artık Flash TV!

Flash TV dün gece Türk televizyonunda bir ilki gerçekleştirdi! Gökhan Taşkın'ın sunduğu 'Gece Hattı' programında ekrana getirdiği görüntüyle 'pes artık' dedirtti.

Türk F-16'larının PKK kamplarını bombalama anını arşiv görüntüleriyle ekrana getiren Flash TV, haberin fonuna koyduğu ses efektleriyle herkesi şaşırttı. Türk Hava kuvvetlerinin PKK kamplarını patlatma anını milli maçlara benzeten Taşkın, bu heyecanı arttırmak için F-16'ların bombaları bırakma anını farklı şekilde kurguladıklarını söyledi. Hazırlanan videoyu izleyicilerin çok beğendiğinden de bahseden ünlü spiker, görüntülerin yüreklerdeki acıyı hafiflettiğinden bahsetti.


Kocasıydı Karısı Oldu


Kocasıydı iki ay sonra karısı oldu
Kocanız evlendikten sonra "Bundan sonra hayatımı kadın olarak sürdürmek istiyorum" dese ne yapardınız? İşte ABD'li Diane Daniel'in zor kararı...

ABD'de Kuzey Carolina'da yaşayan Diane Daniel, kocası Wessel'le 2003'ün Sevgililer Günü'nde tanıştı. İkili bir yıl beraberliğin ardından 2004'te nikâh masasına oturdu. Ancak mutlulukları sadece iki ay sürdü.

Wessel 2 ay sonra karısının karşısına dikilip "Bundan sonra yaşamımı kadın olarak sürdürmek istiyorum" dedi.

Diane önce her gün ağladı. Sonra birlikte terapiye gitmeye başladılar. Ancak kocası kararından vazgeçmedi. Diane bir süre "Kocamı kadın olarak da sevebilir miyim" sorusuna yanıt aradı. Yanıtı "Evet"ti.

YAŞADIKLARI KİTAP OLDU
Diane kadın gibi giyinen, cinsiyet değiştirme ameliyatı için hazırlanan ve Lina adını alan kocasıyla yaşamaya devam ediyor. Yaşadıklarını "Elveda Kocacığım Merhaba Karıcığım" adlı bir kitapta anlatan Diane "1.85 boyunda kalın sesli, kadınsılaşmaya çalışan bir partnerle yaşamaya alışmak gerçekten çok zor" dedi.



Penguen'in Kapağında Kriz

Penguen'in kapağında yine Erdoğan var
Mizah dergisi Erdoğan'ı ekonomik krizle ilgili sözleri ve tavsiyelerini hatırlattı..


Türkiye'nin önde gelen mizah dergilerinden Penguen'in bu hafta kapağında Başbakan Erdoğan var. Ekonomik krizin bu defa Türkiye'yi teğet bile geçmeyeceğini söyleyen Erdoğan'ı kapağına taşıyan dergi ''Lüks ev almayın'' sözlerini hatırlattı.






Buda Oyuncak Bebek Sapığı


Oyuncak bebekle ilişkiye suçüstü
Bir öğretmen oyuncak bebekle cinsel ilişki halinde yakalandı
Oyuncak bebekle ilişkiye suçüstü
Amerikalı bir müzik öğretmeni, bir ilkokul yakınlarında, üzerine delikler açtığı oyuncak bir bebekle cinsel ilişki halinde yakalanınca gözaltına alındı.

Daniel Torroll (56), Spring Hill kentinde görev yaptığı ilkokula ait arazide bir köprünün altında kamp bavuluyla çırılçıplak vaziyette görüldü.

Şikâyet üzerine polisin yakaladığı Torroll, “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” hastası olduğunu öne sürdü.

Müzik öğretmeni, bu nedenle belirli cinsel güdülere karşı koyamadığını ancak bunların kesinlikle çocuklara yönelik olmadığını belirterek, “Benim de iki çocuğum var” dedi.

ABD'li öğretmen okuldan uzaklaştırıldı.



'Banker Bilo' Filmi Gerçek Oldu


'Banker Bilo' gerçek oldu!
Ertem Eğilmez'in 1980 yılında yönettiği Şener Şen ve İlyas Salman'ın oynadığı 'Banker Bilo' isimli filmi Tekirdağ'da gerçek oldu.

İnsan kaçakçıları, 28 erkek kaçağı, Tekirdağ-Malkara yolu üzerindeki Mahramlı Mevkii'nde burası 'Yunanistan' diyerek bir tarlaya bıraktı.

Karşılarında Türk askerlerini görünce şaşıran kaçaklar, "Burası Yunanistan değil mi?" diye sordu.

Bir tarlada çok sayıda kaçak olduğu bilgisine ulaşan Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, belirtilen noktaya gittiklerinde yaşları 25-35 arasında değişen 13 Filistinli ile 15 Burma vatandaşını yakaladı.

Karşılarında Türk askerlerini görünce şaşıran 28 kaçak, 6 bin Euro verdikleri insan kaçakçılarının kendilerini Yunanistan yerine Türkiye'ye bıraktığını anlayınca, şok oldu. Askerler, aç ve susuz olduğu belirlenen kaçaklara yiyecek ve içecek verdi.

Ardından ekip otosuyla Tekirdağ Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen kaçaklar, yapılan işlemlerin ardından sınır dışı edilmesi için Tekiradğ Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Yabancılar Şubesi'ne teslim edildi.



Banker Bilo'da neler olmuştu?
Büyük ilgi ile izlenen 31 yıl önce çekilen filmde, uyanık ve dolandırıcı 'Maho' karekterini canlandıran Şener Şen, köylüsü 'Bilo' (İlyas Salman) ve arkadaşlarını bir kamyon kasasında kaçak olarak Almanya'ya götürmek için para karşılığı anlaşmış ve İstanbul'un bir semtine, "İşte burası Münih" diyerek bırakmıştı.


Renk Körü Görevliye Hızlı Treni Bir Tur Emanet Edince


Renk körü görevliye hızlı treni emanet etmiş!
İzmir’de Aliağa-Cumaovası hattında hızlı tren seferlerini işleten İZBAN A.Ş’nin Genel Müdürü Selçuk Sert, tren kullanma yetkisi olmayan bir görevlinin kısa bir süre treni kullandığını saptadıklarını, iki görevlinin işine son verdiklerini belirtti.


Sert, "renk körü bir görevlinin makinistlik yaptığı" yönündeki habere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, İZBAN’da görevli 85 makinistin 17 treni kullandığını, bu anlamda bir sıkıntı olmadığını söyledi.

Makinistlerin çok sıkı bir eğitim, değerlendirme ve sağlık taramasından geçirildiğini, bu süreci geçenlerin makinist, geçemeyenlerin ise istasyon görevlisi olduğunu ifade eden Sert, şöyle konuştu: "Taviz vermediğimiz iki ana kural var. Alkollü olan ve sertifikası olmayan kimse araç kullanamaz. Yetkisi olmayan bir kişinin kısa bir süre treni kullandığını tespit ettik. Bu görevli, halen istasyonda görev yapan ve makinistlik eğitimi sürecine katılmasına rağmen sağlık taramasında ışıklarla ilgili hassasiyeti yeterli bulunmadığı gerekçesiyle başarılı olamamış biri. Bu durum renk körü olduğu anlamına gelmiyor. Olay üzerine aracın kontrolünü bu kişiye veren makinist ve istasyon görevlisinin işine son verdik." Sert, trende gelişmiş elektronik güvenlik sistemleri bulunduğunu, iddia edildiği gibi tehlikeli bir durumun ortaya çıkmadığını belirtti.

Sapıklıkta Son Nokta


Böyle sapıklık görülmedi!
Kadınlar sağına soluna iyi baksın, çünkü sapıklar aramızda dolaşıyor... Metrobüs durağından sonra AVM'de de kurduğu gizli düzenekle, etek altından çekim yapan bir rezil adam yakalandı...

Kalabalık yerlerde sık sık sapıkların yakalandığı haberlerini veriyoruz... Daha birkaç gün önce, Zincirlikuyu metrobüs durağında şüphe üzerine bir sapık yakalanmış ve cep telefonunda 15 kadının etek altı görüntüleri bulunmuştu...

Önceki gün de benzer bir olay Mecidiyeköy Cevahir AVM'de yaşandı... Güvenlik görevlileri, iyi giyimli bir kişinin tuhaf bir şekilde kadınları izlediğini farkedince durumu polise bildirdi... Hemen gelen polisler de zanlıyı takibe başladı... Elinde alt ucu yırtık bir poşet bulunan bu kişi, etekli kadınların peşinden ayrılmıyordu...



KUTUDAN KAMERA ÇIKTI
Gözaltına alınan sapığın, kendince bir düzenek kurarak, kadınların etek altı görüntülerini çektiği ortaya çıktı... Ayakkabı kutusuna yerleştirdiği fotoğraf makinesini kamera moduna getirmiş ve delik poşete yerleştirmişti... Elbette kamera da çalışır haldeydi... Bankacı olduğu ortaya çıkan E.Ö. adlı sapığın savunması ise komikti: "Nasıl oldu bilmiyorum, kamera otomatik kayda geçmiş..." Elbette ki bu sözler kendisini adliyeye sevkedilmekten kurtaramadı... Sonuç itibarıyla bütün kadınlar sağına soluna dikkat etmeli...

Yesilcam'dan Unutulmaz Hababam Sahneler



Gerekceye bak

Profesörlükten istifa


Evlenirse Ölecek Hastalığı

Evlenmezse Ölecek Hastalığı

İzinsiz Fotoğrafın Maliyeti Ağır Oldu


İzinsiz fotoğrafı hayatını kararttı!
Fotoğrafı sigara paketlerine konulan İ.A.'yı eşi terk etti, patronu işten attı.

Tekirdağ'ın küçük bir beldesinde yaşayan ve iki yıl önce kuru öksürük ile nefes darlığı şikâyetleriyle İstanbul'daki bir devlet hastanesine başvuran İ.A., ileri düzeyde nefes darlığı hastalığı olan "Sarkoidas" şüphesiyle 38 gün hastanede yattı.

Boğazında nodül adı verilen bir kitle olduğu tespit edildi. Yapılan biyopsisi temiz çıkınca taburcu oldu. Ancak hastanede yoğun bakımda çekildiği iddia edilen fotoğrafı, sigara paketleri üzerinde yer alınca kâbus başladı.

EŞİ TERK ETTİ, İŞTEN ÇIKARILDI
İ.A.'nın fotoğrafı, kısa sürede yaşadığı küçük beldede konuşulmaya başladı. İ.A., kimtarafından çekildiğini bilmediği fotoğraf yüzünden önce çalıştığı fabrikadaki işinden çıkarıldı. Yakınları, gencin bulaşıcı bir hastalığı olduğunu ancak sakladığını düşünerek ondan uzaklaşmaya başladı. Hatta eşi, o dönem1 yaşında olan kızına yaklaşmasını istemedi, evi terk etti. Çift, boşanma aşamasına geldi. Bu kez büfe açan gencin çevresindekiler, 'hastalık bulaşır' endişesiyle ondan alışverişi kesti. Maddimanevi açıdan sıkıntıya giren İ.A., önce otomobilini, sonra evini sattı. Karşılaştığı baskılar sonucu yaşadığı beldeyi de terk etmek zorunda kaldı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
İ.A. hayatını kâbusa çeviren fotoğrafın kimtarafından çekildiğinin ortaya çıkması vemağduriyetine yol açanların cezalandırılması için avukat Filiz Yaşar Yıldırım'a başvurdu. Yıldırım'ın talebiyle dünyaca ünlü adli antropolog Prof. Dr. Mehmet Yaşar İşcan, 4 ay sürenmorfolojik inceleme sonucu fotoğraftaki kişinin İ.A. olduğunu kesin olarak belirledi. İ.A., avukatı aracılığıyla Kartal Başsavcılığı'na başvurarak, izinsiz ve habersiz olarak ekonomik amaçla fotoğrafının çekilmesi, ticari amaçla yayınlanması,maddi-manevi zarara uğraması ve hasta haklarını ihlal suçlarından 5 sigara firması ve TAPDK (Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurulu) hakkında suç duyurusunda bulundu.

'ÇOK BÜYÜK TRAVMA GEÇİRDİM'
Habertürk'e konuşan İ.A., "Öksürük şikâyetiyle hastaneye gittim. Biyopside bir şey çıkmadı. Sigara paketlerindeki fotoğraf ortaya çıkınca, beldedeki insanlar 'Bu sen misin?' diye sormaya başladı. Fotoğrafı görünce, hastanede yoğun bakımdayken çekildiğini anladım. Herkes bulaşıcı bir hastalığım olduğunu düşündü. Eşim 'Bebeğimize hastalık bulaşır' diyerek beni terk etti. İşsiz kaldım. İş başvurusu yaptığımda, 'Bizimle çalışman uygun olmaz' yanıtıyla karşılaştım. Fotoğrafı fark ettiğimandan itibaren, son 9 ayda büyük travma geçirdim" dedi.

'İKİ DOKTORDAN ŞİKÂYETÇİ OLDUM'
8 yıldır sigara içtiğini belirten İ.A., "Fotoğrafın ucunda açık renkli ve üstü desenli hastane önlüğü de gözüküyor. O önlüğün, hastanede yattığımda üzerimde olan önlük olduğunu tespit ettik. Hastanedeki iki doktor hakkında da şikâyetçi oldum. Fotoğrafın altında 'Sigara dumanında kanser yapıcı maddeler bulunur' yazılı. Hâlâ çevreme kanser olmadığımı anlatmaya çalışıyorum" diye konuştu.

'SUÇLULARI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ'
Avukat Filiz Yaşar Yıldırım ise, "Fotoğraflı sigara paketleri 2010'un 5. ayında piyasaya sürülmüş. İ.A.'nın fotoğrafı 250 çeşit sigaramarkası üzerinde yer alıyor. TAPDK bu fotoğrafı nasıl elde etti? Neden yasal izinler alınmadı? Hepsi ortaya çıkacak. Sigara paketlerin toplatılması ve kaldırılmasını talep ettik. Burada sadece kişi hakları ihlal edilmekle kalınmayıp, kişimaddimanevi zarara uğratılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de ihlal edilmiştir. Maddi-manevi tazminat davası da açacağız. AİHM'ye dek gideceğiz" dedi.

TAPDK YETKİLİLERİ: 'TÜRK OLMA İHTİMALİ AZ'
TAPDK yetkilileri ise, "Bu yönde daha önce de bize dava açılmıştı. Bu fotoğraflar, 2004'te AB komisyonundan kullanma izniyle birlikte alındı. Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı ve TAPDK temsilcileri ile çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri yurtdışından bize ulaşan yüzlerce fotoğraf içinden 14 fotoğrafı seçti. Bu nedenle kişinin Türk olma ihtimali çok az. Ayrıca hiçbir resmin kimliği belli değil. Bu yüzden bunlar, kişilerden izin alınarak konulan fotoğraflar değil" açıklamasını yaptı.

Ağzı maskeli çocuk fotoğrafı da yankı uyandırmıştı
Denizli'de yaşayan iki çocuk annesi Jale Murtoğlu da, sigara paketleri üzerinde bulunan ağzı maskeli çocuk fotoğrafının 6 yaşındaki oğlu Turgut Ö.'ye ait olduğunu, bu fotoğrafın kendisinden izinsiz çekilerek kullanıldığını iddia etmiş, "Bu olayda eski eşim T.Ö.'nün parmağı var. Fotoğrafları İzmir'de bir reklam ajansı çekmiş. Ancak benden izin alınmadığı gibi çocuğuma da tek kuruş verilmedi" demişti.
(Habertürk)


Otomobile Geyik Düştü



Otomobilin üzerine geyik düştü
Korkunç bir kazaya kurban giden geyik, havada taklalar atarak başka bir aracın üzerine düştü.


Rusya'nın Tula bölgesinde bir geyiğin yoldan geçen bir aracın önüne fırlaması ilginç görüntülere sahne oldu. Önüne çıktığı aracın çarpmasıyla uçan geyik, başka bir aracın ön camına çarptı.

Moskova'ya yakın Tula bölgesi federal merkez yolunda meydana gelen ilginç kazanın görüntüleri internet ortamında tıklama rekorları kırdı. Geyiğin başına gelen kaza anı camına çarptığı arabada bulunan kameraya saniye saniye yansıdı.

'Nü modellik' için Gitti Tecavüzden Zor Kurtuldu


'Nü modellik' için gitti tecavüzden zor kurtuldu
İstanbul'da 35 yaşındaki kadın, '10 bin TL'ye model aranıyor' ilanını görünce görüşmeye gitti ve...

İstanbul Beykoz'da, eşinden boşandıktan sonra çocuklarına bakabilmek için hayat mücadelesi veren 35 yaşındaki N.B., bir internet sitesinde '10 bin TL'ye model aranıyor' ilanını gördü.

Özel İlanı veren Ahmet adlı kişiye e-mail yoluyla ulaşan genç kadın,modellik yapmayı kabul ettiğini belirtti. İkili geçtiğimiz yıl 13 Aralık günü Beykoz Kavacık'ta buluştu.

Soyadı belirlenemeyen Ahmet adlı şüpheli, genç kadını Rüzgarlıbahçe'deki işyerine götürdü. Burada da bir kişiyle telefonla görüşerek, istedikleri modeli bulduğunu söyledi. N.B. yüzü görülmeyecek şekilde 20 adet çıplak fotoğrafının çekilmesi için 10 bin TL'ye anlaştı. Çırılçıplak soyunan genç kadının fotoğraflarını çeken şüpheli, ardından ise N.B.'nin vücuduna dokunmaya başladı. Genç kadın karşı koyarak çığlık attı. Ardından da hızla elbiselerini giyip kaçtı. İddiaya göre bu sırada Ahmet adlı kişi, "Ben senin gibi kaç tanesini kandırdım. Benimle birlikte olmazsan fotoğraflarını internette yayınlarım" tehdidi savurdu.

Genç kadın soluğu polis karakolunda aldı. Kendisine şantaj yaparak, cinsel ilişkiye girmeye çalışan Ahmet adlı kişinin telefon numarası ve otomobilinin plakasını veren N.B. şikâyetçi oldu. Beykoz Cumhuriyet Savcılığı, zanlının yakalanması için polise talimat verdi.



YORUM:
Öncelikle bu bayanda baya bir cesaret varmis.Bir ilanla tek basina oralara gidebiliyor.Kolay para kazanmak istenir ama Fırsatçılar da boş durmaz bilinmeli.Soru isaretlerinin cok oldugu bir olay.Burdada akla yine 'Yönetmenin yatagi'geliyor.

Kayp Geminin Sırrı 'Philadelphia Deneyi'


Kayıp geminin sırrı


1930'lu yıllarda Amerikan hükümeti bilim adamlarından gemilerin radarlarda görünmemesini sağlayacak bir yöntem geliştirmelerini ister. 10 yıllık çalışmanın sonunda proje deneme aşamasına gelir. Deneyde Amerikan donanmasında görevli olan Eldridge adlı gemi kullanılacaktır. Gemi elektromanyetik alan oluşturmaya yarayacak tonlarca ekipmanla donanır ve 22 temmuz 1943'te saatler 09:00'i gösterirken jeneratörler çalıştırılır. Eldridge'in etrafını önce yeşil bir duman kaplar. Duman çekildiğinde ise deneyin istenenden daha başarılı olduğu anlaşılır. Çünkü Eldridge mürettebatiyla beraber "gözden" kaybolmuştur!
İşte bu tüyler ürperten bu hikaye, o tarihten bu güne kadar resmi makamlarca defalarca yalanlanmasına rağmen en çok merak edilen konulardan biri olmuştur.
'Philadelphia Deneyi' olarak adlandırılan deneyin yapılmış olma ihtimalinden ilk söz eden kişi Morris K. Jessup'dur. UFOlar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan amatör bir gökbilimci olan Jessup'un deney ile olan ilgisi 1955 yılında eline geçen bir mektupla başlar.
--------------------------------------------------------------------------------

Mektup, Carlos Miguel Allende adında birinden geliyordu ve deneyden detaylı olarak bahsediyordu.

İddiasına göre Allende, deneye gözlem gemisi olarak katılan SS Andrew Furuseth adlı şilepte görevli bir denizciydi. Deneye baştan sona şahit olmuştu.
----------------------------------------------------------------------------


Deneyin hazırlık aşaması
Deneyin temelinde Einstein'in Birleşik Alan Teorisi vardı. Teori, basitce, nesneler arası çekim esası ve elektromanyetizma üzerine kurulmuştur. Einstein, 1920lerden itibaren bu teorisi üzerine yoğunlaşmış, 1925-1927 yılları arasında Almanya'da, bir fizik dergisinde yaptığı çalışmaları yayımlamış, ancak bu çalışmalarını hiçbir zaman tamamlayamamıştı.
İddiaya göre deneyin çalışmaları 1930 yılında Chicago Üniversitesi'nde başlamış, bir yıl sonra da Princeton Üniversitesi'nde devam ettirilmişti.
Hatta Albert Einstein, Dr.John von Neumann ve Dr.Nikola Tesla'nın da zaman zaman proje dahilinde çalıştıkları iddia edilmiştir.
Birleşik Alan Teorisi'nin deneye uygulanışı ise "çok güçlü bir elektromanyetik alan oluşturup gemi üzerine gelen ışığı (ve radar sinyallerini) kırarak ya da bükerek optik görünmezlik sağlamak" şeklinde düşünülmüştü.
----------------------------------------------------------------------------

Bu doğrultuda 75 KVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön top taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine 4 manyetik ışın yayılacaktı.
3 RF vericisi (her biri iki megavat CW gücündeydi ve onlar da güverteye monte edilmişti), 3000 adet 6L6 güç artırıcı tüp, iki jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı, özel eşleme ve modülasyon devreleriyle diğer ekipman, oluşan kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düşman gözlemcileri için görünmez olacaktı.
Amaç görünmezlikti fakat iddiaya göre donanma bu deneyde tesadüfen de olsa maddenin ışınlanması gerçekleşti!
--------------------------------------------------------------------------------

Deneyin gerçekleştirilişi

Allende, deneyin 22 Haziran 1943'te sabah 09:00'da jeneratörlere güç verilerek başlatıldığını söylüyordu.
------------------------------------------------------------------------

Bu aşamadan sonra yeşilimsi bir sis gemiyi örtmeye başlamış ve USS Eldridge ortadan kaybolmuştu. Devamını şöyle anlatıyordu Allende :
"Bir an sadece geminin çapasını görebildim, sonra o da kayboldu, ortada artık ne sis ne USS Eldridge vardı; bomboş denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku, dehşet ve heyecan içinde nefeslerini tutarak bu inanılması güç başarılarını seyrediyorlardı.
Gemi ve mürettebatı hem radarda hem de gözlerimizin önünde yok olmuştu. Her şey planlandığı gibi yürüyordu, 15 dk. sonra emir verildi ve jeneratörlerin şalteri kapatıldı. Önce hiçbir şey olmadı, arkasından yeşil sis tekrar ortaya çıktı ve USS Eldridge yeniden görünmeye ve ortaya çıkmaya başladı
Ama gemi nereye gitmiş ve nereden geliyordu? Sis azalırken, birşeylerin tuhaf gittiğini hissediyorduk. Hemen gemiye yanaştık, ilk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkıp kustuklarını gördük, diğerleri ise geminin güvertesinde şaşkın şaşkın dolaşıyorlardı, sanki hiçbirinin bilinci yerinde değildi.
Yetkili ekipler gemiye girerek bütün mürettebatı kısa süre içerisinde uzaklaştırdılar ve yerlerini hazır bekletilen yeni bir mürettebat aldı. Bir iki gün sonra, yeni bir deneye daha karar verildi.
Gemi istenen radar görünmezliğine ulaşmıştı, donanım değiştirildi ve 28 Ekim 1943'te deney yine aynı gemide tekrarlandı.
Jeneratörler çalışmaya başladıktan hemen sonra gemi hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaşmıştı, sadece burnu ve arkası görülüyor, arada ise bazı çizgiler belli belirsiz seçiliyordu.
Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir çizgi kaldı. Bir iki dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgi de yok oldu. Şimdi gemi tamamen yok olmuştu.
---------------------------------------------------------------------

Birkaç dakika sonra millerce uzakta Norfolk'ta ortaya çıktı. Göründükten biraz sonra bilinmeyen bir nedenle yine kayboldu ve Philadelphia'da tekrar ortaya çıktı.
------------------------------------------------------------------------

Bu kez durum çok ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı. Bazıları yok oldu ve bir daha geri dönmedi. Bu olayın en korkunç bölümü ise beş denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bu çok feci bir durumdu.
Denizcilerin birisi kurtuldu fakat bir daha eski haline dönemedi. Aklını tamamen yitirmişti ama yapacak hiçbir şey yoktu. Bazılarının psişik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı.
Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birisinin yüzüne ve eline dokunulmasıyla görünür hale geliyorlardı, yani dokunmanın giysinin olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu.
"Donma" adı verilen bu olay saatlerce, günlerce sürebiliyordu, hatta bir tayfa tam altı ay donduktan sonra kurtarılabilindi. Elektronik kamuflaj başladıktan sonra geminin ve mürettebatının bütünüyle kaybolup, çok uzak bir yerde ortaya çıkıp ve sonra yeniden geri dönmesine neden olan neydi?"
Bu hikâyeye göre USS Eldridge, 28 Ekim sabahı Philadelphia limanından 640 km. ötedeki (375 mil) Norfolk askeri deniz üssüne gidip tekrar gelmiş ve bu olay birkaç dakika içerisinde olmuştu.
Jessup bu inanması güç hikâyeye temkinli yaklaştı. Allende'ye gönderdiği cevapta daha fazla ayrıntı ve varsa olayın gerçekliğiyle ilgili kanıtlar istedi.
Allende'nin cevabı ise aylar sonra geldi, fakat bu sefer gelen mektupta Carl M. Allen imzası vardı. Allen kanıtı olmadığını yazıyordu ancak hipnoz seansına katılabileceğini ya da pentotal (bilinci uyuşturarak iradeyi kıran doğruyu söyleten bir ilaç) alarak gördüklerini anlatabileceğini savunuyordu. Jessup bu mektuptan sonra yazışmamaya karar verdi.
-------------------------------------------------------------------------------

1957 ilkbaharında Jessup, Deniz Kuvvetleri Araştırma Bürosu'ndan bir davet aldı. Büroya ulaştığında kendisine yine kendinin yazdığı (ve çoğunlukla ününü borçlu olduğu) The Case for the UFO isimli kitap gösterildi.
Bu kitap bir yıl kadar önce büroya postalanmıştı. Kitabın dikkat çekici yanı ise sayfalarda alınmış olan notlardı. Notlar üç farklı yazıyla yazılmıştı ve binlerce yıl önceki uygarlıklardan söz ediliyor, dünyaya gelen uzay araçları tarif ediliyordu.
Sonunda ise güç alanlarından, bir maddenin nasıl kaybolup, nasıl ortaya çıkarılabileceği ve 1943'te yapılan deneyden söz ediliyordu. Jessup yazılardan birinin Allen'e ait olduğunu fark edip durumu bildirdi. Sonrasında diğer yazıların da aynı kişiye ait olduğu, farklı renk ve özelliklerdeki kalemlerle yazıldığı anlaşıldı.
---------------------------------------------------------------------------------

Bu olaydan sonra Deniz Kuvvetleri Jessup ile yeniden bağlantı kurup Allende'nin mektuplarında belittiği adresin terkedilmiş bir çiftlik evine ait olduğunu, ayrıca, Jessup'un kitabının üzerindeki notlarla ve Allende'nin mektuplarıyla birlikte yeniden düzenlenerek Deniz Kuvvetleri bünyesinde dağıtılacağını bildirdi. Rakam tam olarak bilinmemekle beraber bu şekilde 100 kadar kopyanın Deniz Kuvvetlerinde dağıtıldığı sanılmaktadır. Bu baskıdan üç kopya da Jessup'a gönderilmiştir.
Bu olaydan iki yıl kadar sonra, 20 Nisan 1959'da Morris Jessup, Miami'de Hammock Parkı'nda, kendi aracı içerisinde ölü bulundu. Polis raporlarına göre egzoz gazıyla intihar etmişti. Carlos Allende ise bir daha ortaya çıkmadı ve olay bu şekilde kapandı.
Bu olaydan sonra Deniz Kuvvetleri Jessup ile yeniden bağlantı kurup Allende'nin mektuplarında belittiği adresin terkedilmiş bir çiftlik evine ait olduğunu, ayrıca, Jessup'un kitabının üzerindeki notlarla ve Allende'nin mektuplarıyla birlikte yeniden düzenlenerek Deniz Kuvvetleri bünyesinde dağıtılacağını bildirdi. Rakam tam olarak bilinmemekle beraber bu şekilde 100 kadar kopyanın Deniz Kuvvetlerinde dağıtıldığı sanılmaktadır. Bu baskıdan üç kopya da Jessup'a gönderilmiştir.




Çeyiz Parası Soyguncuları




Korkunç gerçeği düğünden sonra öğrendi
Hindistan'da damatların ailelerine ödenen çeyiz parasına konmak isteyen bir kadın, yaptığı kurnazca planın sonunu getiremedi.

Orissa bölgesinde yaşayan Sitakant Routray adındaki Hintli kadın, 26 yaşındaki Minati Khatua'yı nikah masasına oturmaya ikna etti. Genç kadının ailesi, erkek kılığına giren Khatua'ya 575 dolar başlık parası ödedi.

Routray, ailesinin takdirini kazanmayı başaran ve evlenmek için can attığı Khatua'yla dünya evine girdikten sonra her şey tersine döndü. Çünkü damat bir türlü yatağa girmek istemiyordu.

Khauta, sürekli "çok dindar" olduğundan bahsederek yatağa girmekten kaçınınca, Routray şüphelerini kesinleştirmek için tek bir yolu olduğuna karar verdi.

Bir gün, erkek sandığı kocası banyodayken aniden içeri girdi ve kocasını çırılçıplak yakaladı. Routray, erkek sandığı kişinin aslında bir kadın olduğunu böylece anlamış oldu.

"En kötü rüyalarım gerçek oldu" diyen kadın hemen polise haber verdi. Yalancı damat gözaltına alındı.



YORUM:
Cem Yilmaz'in Hokkabaz filmini hatirlatti bu haber.